Internet of Things, yani Türkçe ismiyle nesnelerin interneti isimli teknoloji, 1999 yılında Kevin Ashton tarafından ortaya çıkarılan bir teknolojiydi. İlk çıktığı zamanlar çok ilgi gören bu bilişim teknolojisi, kısa bir süre içerisinde pek çok teknoloji ve iletişim konseptli firmaların ilgi odağı oldu.

İsminden de anlaşılacağı üzere bulut bilişim aracılığıyla çalışan, aynı protokol ağına bağlı olan ve bu sayede sanal bağlantılar aracılığıyla veri, ses ve görüntü erişimi sağlayan bu sistem ilk olarak adı konulmasa da Cambridge üniversitesinin 15 akademisyenin ve öğrencilerinin bir kısmının katıldığı çalışmayla birlikte kahve makinesini görmek adına geliştirdikleri sistem de bu mantıkla çalışan, bilinen ilk sistemdir. Bu bilişim sistemi, internet üzerinden dakika içerisinde 3 kez (20 saniyede bir) kameranın görünümünü protokol ağında bulunan diğer cihazlara dağıtıyordu.

nesnelerin interneti

Tabi yukarıda bahsettiğimiz bu teknoloji yıllar önce bu şekilde kullanılıyordu. Şimdi ise hayatımızda yeri olan neredeyse tüm elektronik ürünlerin bu sistematik üzerinde çalıştığını söyleyebiliriz. Eğer bir örnek vermemiz gerekirse televizyonları radyoları ve bilgisayarları bu sistem ile çalışan cihazlar arasında örnek olarak gösterebiliriz.

nesnelerin interneti - IoT

Nesnelerin interneti nerelerde kullanılır?

Nesnelerin interneti adı verilen sistem, günümüzde yaklaşık olarak 11 milyon civarı elektronik ürün ile bağlantılı bir şekilde gelişmeye hızlı bir şekilde devam ediyor. Özellikle 2020 yılına kadar en az 2 katına çıkacağı tahmin edilmekte. Kişi başına düşen nesnelerin interneti isimli sisteme bağlı 1,76 elektronik cihaz bulunuyor. Tabi bu rakam ortalama bir değer. Kabul edilmelidir ki bu sistemin günlük hayatımızda pek çok işi kolaylaştırdığı aşikar, ama buna rağmen sistemin zararları da yok değil.

nesnelerin interneti

Tüm bunlarla beraber sistem üzerinde bulunan ağ ve veri sayısı oldukça ciddi rakamlara ulaşmış durumda. Dolayısıyla bu sistemdeki verilerin miktarı ve önemliliği de gerçekten dudak uçuklatacak düzeyde. Bir kişinin e-mail şifresinden kimlik bilgilerine kadar pek çok veri sistemin elinde olduğu için doğal olarak tehlikeli bir durumda. Art niyetli bir kişinin sisteme yönetici olarak erişmesi durumunda verilerimizin farklı yerlerde kullanılması söz konusu olacak. Dolayısıyla internete bağlı elektronik cihazlarda bu tür özel bilgilerinizi paylaşmamaya özen gösterin. Ayrıca sistemin karışmaması adına çeşitli protokoller var. En son IPv6 protokolü kullanılmaya başlandı ve ilerleyen zamanlarda nesnelerin internetini kullanan cihaz sayısı arttıkça farklı protokoller kullanılmaya devam edilecek gibi görünmekte.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

*İstenmeyen bir hata oluştu.