Beklenen gün geldi ve bir Star Wars macerasına daha beraber çıktık. Rogue One bir spin-off yada prequel olmaktan çok, resmen baya baya bir Star Wars episode’u olmuş bence. Episode 4’te 40 yıllık muamma olan Death Star planlarının nasıl çalındığını işleyen film kendini ağzımızın suyunu akıta akıta izletti.

Bir çok merakla beklenen yapımı geride bıraktığımız 2016 yılında sonunda işte bu dediğimiz, bence yılın en iyi filmiyle karşı karşıyayız. Karakterleriyle, oyunculuklarıyla, göndermeleriyle, hikayesiyle ve robotlarıyla film gerçekten mükemmel bir şey olmuş.

Hikaye akışı ilk dakikalarda bağlıyor sizi. Filmin sonuna kadar hiç duraksamayan bir aksiyon mevcut. Her karakterin konumu özenle yerleştirilmiş. Ufak tefek espriler özenle seçilmiş. Robotumuz K-2SO bile çok tatlı yerleştirilmiş filme. Buraya kadar spoilersız incelememden sonra bundan sonra spoilerlı teker teker başlıklar altında filmi ele alacağım.

[vc_text_separator title=”SPOILER’LI ALAN”]

Öncelikle karakterlerden başlayalım. Filmde oyunculuğuyla karakter uyumunu en çok beğendiğim isimler Felicity Jones ve Mads Mikkelsen oldu. Felicity Jones’u daha önce pek bir aksiyon filmi oyunculuğunu görmemiştik. Bence herşeyini buraya saklamış kız. Daha sonra en çok hoşuma giden karakter ise robot K-2SO. Esprileriyle, sıcaklığıyla bu evrendeki en samimi robot olmuş bence.

Bunları geçtikten sonra gelelim Darth Vader‘a. Fragmanlardan falan filmde bayağı uçtan göreceğimizi sandığımız Darth Vader gayet çok görünüyor filmde. Zaten sondaki şovuyla ağzımızı açık bırakması bize yetti. Ve bu sahneden hemen sonra planların Leia‘nın eline ulaştığını görmek bizi tam kalbimizden vurdu.

Filmde diğer filmlerden bir çok karakter vardı. Şüphesiz bu kadar görmeyi hiç beklemediğimiz Grand Moff Tarkin abimiz oldu. CGI ile yeniden canlandırılan karakter arada sırada çizgi filmmiş gibi bie hiz vemiyor değildi. Bunun yanında Mon Mothma, Bail Organa, C-3PO ve R2D2 ve hatta Obi-Van Kenobi abinin Episode 4’ün başlarında kolunu kestiği Dr.Evazan bile vardı.

Görsel efektler’de mükemmel şekilde işlenmişti. Uzaydaki X-Wing savaşları görsellik açısından muhteşemdi. Ayrıca Death Star’ın Jedha’yı patlatması on numara olmuştu. Bu açıdan filmi daha nasıl övebileceğimi bilmiyorum.

Hikaye çok güzel akıyordu. Hiç bir delik noktaya rastlamadım desem yalan olmaz. Rogue One’ın bittiği noktada Episode 4‘e bağlanması çok hoş olmuş. Donnie Yen’nin canlandırdığı Chirrut Imwe karakterinin dövüş sahneleri izlemeye şayan. Hikayede tek kaçırdığım nokta nasıl oldu da Chirrut Imwe ve Baze Malbus karakterlerin takımın bir parçası oldular. Yani takım nasıl hemen oluşuverdi.

Daha övecek çok şeyin olduğuna eminim ama burada bırakacağım. Rogue One bizim gönlümüzün tahtında yerini aldı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

*İstenmeyen bir hata oluştu.