Ghost in the Shell şahsen bu sene en çok beklediğim filmler arasında yer alıyordu. Öncelikle sinemaya animesini izlemeden gittim ve şu an bunu yazarken hala izlememiş bulunuyorum. Onun için öncelikle incelemenin ilk kısmını Ghost in the Shell’in animesinden bihaber biri sinemaya gidip “Aaa Kabuktaki Hayalet, kabuk, hayalet, ne alaka” diye düşünüp ve afişte Scarlett Johansson‘u görüp filme giden biri ne bulur diye ele alacağım.

İncelmenin ikinci kısmı ise bir 1994 yapımı distopya harikası animenin beyaz perdeye uyarlanması konusunu ele alacağım. Ayrıca kabuk, hayalet, ruh ve yaratılış gibi kavramlı filmi felsefik boyutuda ikinci kısma dahil olacak. (Animeyi izleyip geliyorum)

Bu iki kısım incelemeye başlamadan spoiler’sız filmin genel hatlarıyla ilgili birkaç cümle kurmak istiyorum. Film öncelikle bir gelecek distopyası filmi. Yani film holgramların, kafamızın üstünden geçen yolların, insan mı robot mu bilemediğimiz varlıkların boğduğu bir gelecekte kendini yavaş yavaş kendini keşfeden bir bayan binbaşının (İngilizce Mayor deyince daha havalı duruyor) maceralarını izliyoruz. Öncelikle zaten konu güzel, bunun içine güzel kurgu, güzel görsellik ve güzel oyunculuk girince film gayet iyi olmuş diyorsunuz. Başrol olarak Scarlett Johansson omuzlarına binen yükü iyi kaldırmış gibi gözüküyor.

Ghost in the Shell

SPOILER'LI ALAN

Tek Başına Ghost in the Shell Filmi Ne Vadediyor

Şimdi başlayalım söz konusu birinci kısma; Artık spoiler verdiğimize göre, öncelikle Mayor karakteri bir insan beynine sahip android ve tüm hikaye neredeyse onun üzerine gidiyor. Hatta filmin başlangıcı bile küçük bir origin olarak Mayor’un vücudunun nasıl yapıldığını gösteriyor.

Öncelikle Mayor karakterine Scarlett Johansson’un çok güzel oturduğunu söylemeliyim. Karakteri gerçekten çok güzel canlandırmış. Yürüyüşü, bakışları  bir androidi canlandırdığını çok güzel ifade ediyor. Diğer yandan aksiyon sahnelerindeki dövüş kareografisi bir robot nasıl dövüşür sorusunu cevaplıyor. Diğer yandan ilk defa bu filmde karşılaştığım Pilou Asbæk isimli oyuncu da karakterine çok iyi oturmuş duruyordu. Filmde açıkçası oyunculukluk, karakterler ve çevre açısından sırıtan bir nokta yoktu.

Ghost in the Shell

Filmde gelecek tasviri çok güzel işlenmişti. Mesela şube müdürünün hep Japonca konuşması, zihin iletişimi ve yollardaki holografik işaretler ince düşünülmüş detaylardı. Yani uçan arabalar ve kol saatinden çıkan hologramlarla ortamı boğmamışlar. Çevresel düzeyde distopik ve kaotik bir gelecek ortamını hissedebiliyorsunuz. Yine filmde bazı gereklilikler için gerçeklikten ödün verilmemiş. Mesela mezarlık sahnesindeki tasarım yada Mayor giydiği eski stil ceket bunların bazıları.

Ayrıca senaryo açısından kopuk bir nokta bulamadım. Yalnız filme gitmeden önce biraz daha derin bir senaryo bekliyordum. Bir kaç güzel twist yada duygusal sahne filmi biraz daha doldurabilirdi. Niyeyse bilmiyorum, Batou karakterinin hep ihanet edeceğini bekledim. Filmin sonu biraz benim için tatmin edici olmadı. Yine senaryo açısından Kuze karakterinin altını pek dolduramadılar. Yani kim bu adam, motivasyonu nedir gibi şeyler tam verilemedi.

Ghost in the Shell

Yine de 2017’nin en iyi 10 filmi arasına girceğini düşündüğüm Ghost in the Shell‘in incelemesinin ilk kısmı burada bitiyor. Yazının başında bahsettiğim ikinci kısım incelemeyi animeyi izleyip öyle yazacağım.

Ghost in the Shell: Hayaleti Olan Bir Makinenin İnsan Olma Çabası

Şimdi gelelim incelemenin ikinci kısmına. Anime çerçevesinde Ghost in the Shell – Kabuktaki Hayalet filmi nedir, ne değildir? Öncelikle konuya filmin animenin başardığı şeyi başaramadığını belirterek başlamak istiyorum. Çünkü bu sonuçta bu bir Hollywood filmi ve filmde animeye göre bir çok şeyden fedakarlık edilmiş.

Animedeki yoğun felsefi boyut filme sadece birkaç kabuk ve hayalet başlıklı cümleler kurmak suretinde yansıtılmış. Çünkü her türlü prodüksyonda en birinci esas en düşük maliyetle en büyük kâr nasıl elde edilebilir yönündedir. Bu yüzden animedeki yoğunluğu filme yansıtmak sinemadan çıkan bir çok kişiyi etkileyecekti. Çünkü gerçekten animesi anlaması zor bir anlam yoğunluğuna sahip. Dolayısıyla “Hiç birşey anlamadım ya” diyenler ve onların “Gitme, boşver çok karmaşık” diyerek etkileyeceği insanları kaybetmemek için Hollywood yapımcıları buna göre bir hikaye tercih etmişler.

Aslında yeni sinematik hikaye tek başına çok güzel ayakta duruyor. Ama şu an 40’lı yaşlarda olan, anime ilk çıktığında büyük bir hevesle defalarca izleyen kitle kesinlikle hayal kırıklığına uğrayacaklardır. Mesela animedeki Puppet Master karakterini burada Kuze karakteri olarak verilip ne kadar yetersiz kaldığı çok bariz. Bununla birlikte animede anlatılmaya çalışılan kabuk, hayalet, bilinç, gerçeklik, insanlık gibi bütün metaforları, Kuze için “Mayorla biz aynıyız, sen ilk değilsin” gibi bir backstory ile geçiştirmeleri çok basit olmuş.

Ghost in the Shell

Bununla birlikte animedeki birçok sahneye birebir yer verilmiş. Bazı sahnelerin yerleri değiştirilmiş, bazı sahneler ise konuya başka bir taraftan bağlanmış. Anime fanlarının özledikleri aynı sahneleri beyaz perdede görmeleri onları çok mutlu edeceğe benziyor.

Bilincin Hariç Herşeyin Makineyse, Bu Seni İnsan Yapmaya Yeter mi?

Ayırca filmde şu konununda çok iyi işlenemediğini düşünüyorum: Eğer bir robot en az insan kadar zeki ve kendinden haberdar bir bilince sahipse onu insandan farklı kılan şey nedir? Onuda bir birey olarak görmeli miyiz? Ona da insani haklar tanımalı mıyız? Bunu yakın zamanda çok güzel işleyen aynı temalı Westworld adlı yeni diziden bir kaç ders almaları lazımdı diye düşünüyorum.

Sonuç olarak Ghost in the Shell tek başına çok güzel ayakları üzerinde durabilen bir film. Animeden bihaber genç kitlenin çok ilgisini çekeceğini düşünüyorum. Ama animesinin hem kurgu, hem de felsefi derinlik açısından yanına bile yaklaşamayacak. Animesini izleyip onun oluşturduğu heyecanla sinemaya giden zavallılar büyük bir hayal kırıklığına uğrayacaklar diye düşünüyorum. Bunlar sadece benim fikirlerim. Yine tekrar filmin tek başına güzel durduğunu ifade etmeliyim.

Prison Break

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

*İstenmeyen bir hata oluştu.