Bekledik, bekledik sonunda o gün geldi çattı. Gittik Batman v Superman’i izledik. Her çıkan fragmanla heyecanımız bi çıktı bi indi. Sonunda dananın kuyruğu koptu. Yazıya başlamadan önce aralarda SPOILER olabileceğini önceden belirteyim. Önce genel olarak filmi nasıl bulduğumdan bahsedeceğim.

Genel olarak film 2 buçuk saatlik uzun bir süreye sahip olmasına rağmen çıkışta çok fena olmamış dedirtti. Filmi izlerken genel bir eğlence alıyor insan. Filmin ilk yarısı çok vasattı. Bir sürü tarihi hikaye ve filmin ikinci yarısına altyapı oluşturacak ‘filler’larla doluydu. Ne bi dövüş, ne de bir kovalamaca sahnesi vardı. Filmin ikinci yarısındaysa aksiyona doyduk resmen. Ulan bu Batman öldürür Superman’i içgüdüsüyle izledik filmi. Wonder Woman’ın arada bi gözükmesi, Hadi giy şu kostümünü diye beklememiz, bizi sinema koltuğuna kilitledi.

Wonder Woman demişken herkesin aklında acaba cılız Gal Gadot, o Wonder Woman’ın heybetini verebilecek mi konusuydu. Hiç beklenmedik bir şekilde gerçekten vermiş. En sondaki Doomsday dövüş sahnesindeki performansı mükemmel ötesiydi. Her düşüşte kalkıp tekrar savaş aşkıyla saldırması izlemeye şayandı.

batsignal

Gelelim Batman’e. Yine Ben Affleck’ten Batman olur mu diye bir soru dolaşıyordu. Bence o da süper olmuş. Bu sefer eski Batman’lere kıyasla daha sinirli, daha hırslı, yirmi yıl boyunca Gotham pislikleri arasında yoğurulmuş bir Batman karşımızda. Alfred’in ‘Yirmi yıllık suçla mücadele nolucak’ cümlesini bir kaç defa duyduk. Filmin başındaki, iki yıl önceki Süperman’in Zod’la olan savaşındaki zayiatı ve insanların çektiklerini çok güzel işlemişler. O anda karar veriyor Superman’i silmeye. Yani kısacası karşımızda, orta yaşlı, deneyimli, güçlü, suça karşı çok sert yöntemleri olan bir Batman var karşımızda.

jesse-eisenberg-lex-luthor

Lois Lane’i filmde çok göreceğimi sanmıyordum, ama neredeyse Superman’den daha çok göründü kadın. Oyuncu performansı güzeldi ama biraz daha arka planda kalmalıydı. Lex karakteri de bence fazla ön plandaydı. Ama hikayeye katkısı açısından izlemede bi sıkıntı çekmedim. Karşımızda çizgiromanlarda gördüğüm ciddi, kararlı, ağırbaşlı bir Lex yerine psikopat, sıkıntılı sebepsiz yere herkesi birbirine düşürmek isteyen bir Lex var. Eğer bu filmin bir çizgiroman referansı olmasaydı bu Lex’in filme yakıştığını söyleyebilirdim. Ama gönül isterdi ki çizgiromana sadık kalınarak şöyle gaddar, ciddi dediğini yaptıran haşmetli bir Lex görelim.

Doomsday ise pek olmamış. Zaten o canavarın Doomsday mi yoksa başka bir şey mi söylemediler. Eğer Doomsday’diyse, çok basit kaçmış. Eğer bu canavar Doomsday değilse neden bu kadar Doomsday’a benziyor. Bence ileride ona daha donanımlı bir şekilde tekrar ısıtıp koyarlar önümüze.

Bütün bunlarla beraber filmde anlam veremediğim çok nokta vardı. En başta Batman’in Superman’i tam öldüreceği an. Superman’in “Dur, benim annemin adı da Martha, hadi git onu kurtar” demesiyle, Batman’in, “Aaa öyle mi, kardeş hakkını helal et ya” gibi ifadesi çok saçmaydı. Bir anda dönüverdi Batman. Bununla beraber Superman’in Doomsday’i uzaya götürdüğünde devlet adamlarının “Aaa hadi hemen nükleer bomba atalım bunlara” demesi de çok saçmaydı. Bi de taa uzaya çıkartmışsın adamı, götür iki üç galaksi öteye kalsın orada, bitsin bu iş. Bu Doomsday’in oluşması da. Lex elini kesti, onun kanıyla Zod’un cesedi Doomsday’e dönüştü. Bu kadar mı yani. Yine anlam veremediğim olaylardan biri Batman’in meşhur rüyasıydı. Bence gerçek bir rüyaydı. Gelecekten bir kesit görmüş gibi. Ama hiç bir şey açıklamadılar. O da kaldı öyle.

Şimdi gelelim görselliğe. Zack Snyder bilindiği gibi kafasında görsel kurguyu çok güzel beyaz perdeye aktarabilen bir yönetmen. Bunu 300 ve Man of Steel gibi filmlerde çok güzel gördük. Bu filmde de aynı şekilde gerek Batman’in kovalamaca sahnesinde olsun, gerek Batman v Superman dövüş sahnesinde olsun, gerekse de sondaki Doomsday sahnesinde olsun, görsellik tavandaydı. Doomsday sahnesinde çabuk bitmeyen bir göz doyuruculuk vardı. Superman’in uçuş ve fırlama sahneleri görmeye değerdi.

Kurgu ise bazı sahnelerde yetersiz olsa da, yine idare eder diyebiliriz. Batman v Superman dövüş sahnesinde Batman’in Superman’in kafasına lavaboyu geçirmesi çok süper bir detaydı. Sonra Wonder Woman’ın en beklenmedik anda çıkması. Lex’in adliye binasını havaya uçurması. Ve tabi Superman’in ölümü. Bunlar güzel işlenmiş kurgulardı. En sonda Superman için “Gerçekten öldü mü lan” diye düşündürdüler. Ben uzaktan bir yerde izliyor herhalde sandım. Ama gerçekten öldüğü, son toprağın titreme sahnesinden tekrardan çıkacağını yedirdiler bize. Zaten sen evrenin en önemli adamını ilk filmden silemezsin. Kimse zaten öldüğüne inanmadı. Bence hiç böyle bir kurgu konulmaya da bilirdi.

aquaman

Ve son olarak diğer Justice League üyelerine değinelim. Aquamanin ne yaptığı anlaşılmadı. Herhalde o da ne olduğunu anlamaya çalıştığı bir sahneydi o. Cyborg ve Flash sahneleri güzeldi. Keşke Flash sahnesini güvenlik kamerasından vermeselerdi. Wonder Woman’ın eski fotoğrafı da kendi solo filmine hafif bir zemin oldu. Muhtemelen filmde o fotoğrafın çekiliş sahnesini izleriz.

Sonuç olarak DC evreninin iki baba karakterini aynı perdede izlemek güzeldi. Konu açısından değil, filmin ilerleyişi açısından filmi zedeleyen hatalar olmasaydı daha iyi olurdu. Çok uzun olduğundan sinemaya gitmeye değmez diye düşünüyorum. Oturun evde bluerayini izleyin bence.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

*İstenmeyen bir hata oluştu.